Zeki ÖNSÖZ yazdı:ÇANAKKALE ZAFERİ HAKKINDA DOĞRULAR VE EĞRİLER
1915 yılında Çanakkale’de Türk târihinin bir kahramanlık destanı yazıldı. Ancak günümüzde bu büyük târihî olay, bâzı kimseler ve gruplar tarafından kendi dünya görüşlerine göre anlatılmakta; doğrular ve eğriler birbirine karıştırılmaktadır. Târihimize yapılan bu saygısızlık bize has garâbetlerden biridir. Çanakkale zaferimize başka anlamlar yüklenmekte, bu savaşın gerçek kahramanları yok sayılarak, milletimize bu konuda da bir algı operasyonu yapılmaktadır. Bu yazımızda Çanakkale Zaferi hakkındaki eğrileri anlatmadan önce kısaca doğruları sıralayacağız. 1. Çanakkale, 1. Dünya Savaşı içinde bir muharebe olmasına rağmen bir harp karakterine bürünmüş savaştır. 2. Müttefikler, Balkan Savaşı’nda Türk ordusundaki panik ruhuna bakarak Çanakkale’yi çabucak geçeceklerini, İstanbul’u alacaklarını, Rusya’ya ulaşacaklarını ve karşılıklı yardımlaşmanın olacağını zannettiler. Böylece Rusya-İngiltere ve Fransa kuvvetleri arasındaki Türk barajını ortadan kaldırmayı düşündüler. 3. 18 Mart 1915 günü 18 Türk mayını İngiliz- Fransız donanmasını durdurdu. Türk topçu tabyaları dünyanın en büyük donanması karşısında herkesi şaşırtan bir direnç göstererek zafer kazandı. 4. 25 Nisan 1915 günü ise karaya büyük bir çıkartma yapan düşman kuvvetleri burada da Türk ordusunun büyük direnişi ile karşılaştı. Bundan sonra on bir ay süren kanlı bir savaş oldu; Türk ordusundaki her tümen, her birlik, her kumandan, her asker vazifesini yapıp, düşmanı arkasındaki büyük donanma desteğine rağmen durdurdu. 5. Mustafa Kemâl gibi dâhi bir subayın kumandasında askerlerimiz Anafartalar ve Arıburnu’nda büyük kahramanlıklar gösterdi. 6. Çanakkale zaferi târihin seyrini değiştirdi. Bu projenin sahibi Britanya Deniz Bakanı Winston Churhill istifa etti. 7. Müttefiklerinden yardım alamayan Rusya çöktü ve Bolşevik ihtilali oldu; Çarlık alaşağı edildi. Rus kuvvetlerinin başsız kalıp dağılmasından faydalanan Türk birlikleri doğu vilayetlerimizi kurtarma yoluna gitti. Geri çekilen Rusların yerlerine bıraktığı Ermenilerle Türkler arasında kanlı bir boğuşma başladı. Boğazların kapalı olması Almanların Bağdat demiryollarından faydalanmasını sağladı. 8. Çanakkale’de 200 binden fazla evlâdını şehit veren Türkler, özellikle burada ve diğer cephelerde okumuş yazmış bir nesli kaybetti. 9. Çanakkale savaşları kahraman, liderlik vasıfları olan bir Türk subay kadrosu ortaya çıkardı. Çanakkale’de adetâ örs ve çekiç arasında dövülerek güçlenen bu subay kadrosu Türk milletinin ayakta kalma azmini yönetti ve 1919- 1922 yılları arasındaki Milli Mücadele’yi kazandı. 10.Çanakkale Zaferi, Türk Bağımsızlık Savaşı’nın ve millî Türk Devleti’ne giden yolun kapısı oldu. Belki de yukarda saydığımız son iki sebep yüzünden; bâzıları Çanakkale Savaşlarına şu yanlışları katarak Türk milletinin bu büyük zaferini bulandırmak istiyorlar. Bunlara göre; 1.Çanakkale Savaşları kazanıldı da ne oldu? 1915’de Çanakkale’yi geçemeyen İtilaf Devletleri gemilerinin bu tarihten üç yıl sonra Mondros Mütarekesi’ne dayanarak 13 Kasım 1918’de bir engelle karşılaşmadan İstanbul’a girdikleri doğrudur. Ancak bu soruyu soranların mütarekenin ne olduğunu anlamadıkları anlaşılıyor. Çanakkale’de Türk direnişi olmasaydı, Rusya savaştan çekilmez, İstanbul ve bütün topraklarımız paylaşılırdı. 2.Çanakkale Savaşlarını Alman subayların taktiği kazandı. Bu ifade de yanlıştır. Alman komutan Liman von Sanders Türk kumandanların “ düşmanı su üstünde karşılayalım “ teklifini dinlememiş, düşmanın karaya çıkmasını kolaylaştıran “esnek savunma” uygulatmıştır. Yoksa düşman erkenden denize dökülecekti. Bu da savaşın karada sürmesine ve uzamasına sebep olmuştur. 3.Çanakkale’de Mustafa Kemal’in kahramanlığı yoktur. Bu iddia kocaman kuyruklu bir yalandır. Mustafa Kemal, Çanakkale kara savaşlarının parlayan yıldızıdır. Bunu biz değil, savaştığımız yabancılar bile itiraf ediyor. Hindistan Bağımsızlık Savaşı’nın Lideri Mahatma Gandi, Atatürk hakkında “Mustafa Kemal, İngilizleri yenene kadar, Tanrı’yı İngiliz zannediyordum”. diyor. Bizde ise Atatürk düşmanlığıyla tanınan püsküllü deliler yanında, derin tarihçi geçinenlere göre Çanakkale’de Mustafa Kemal’in bir başarısından bahsedilemez. Bu zümre son yıllarda yazdıkları roman, hikâye ve makaleler yanında film ve belgesellerinde de Atatürk’ü özenle Çanakkale’den silmektedir. Bunların adını yazıp reklamını yapmak istemiyorum. Ancak Çanakkale’yi anlatan hangi eserde Atatürk yoksa o çalışma eksik, tek taraflı veya Atatürk’ü bahane ederek Türk düşmanlığı yapılmaktadır. 4.Çanakkale Savaşlarında bir başarı varsa onu evliyalar, melekler sayesinde kazandık. Eğer böyle bir gücümüz olsaydı, Çanakkale’den birkaç yıl önce, târihimizin en büyük felaketi olan Balkan Savaşlarını da kazanmamız gerekirdi. 5.Mehmet Akif’in Çanakkale şehitleri için yazdığı şiirde Çanakkale şehitlerini Bedr’in aslanları kadar şanlı bulması yanlış ve sapıklıktır. Mehmet Akif, Çanakkale’de şehit olan askerlerimizi Bedr’in aslanlarına benzetmesi dinimizin vatan savunmasına verdiği öneme ve dinimizin ruhuna uygundur. 6. Çanakkale’de bir Türk zaferinden bahsedilemez. Derin tarihçilere göre Çanakkale’de Kürt, Arap, Ermeni, Yahudi herkes vardır ama Türk yoktur, Türk milleti hiç yoktur. Bizce meselenin püf noktası burasıdır. Çanakkale’de çarpışan Türk milletinin askerleridir, ordu Türk ordusudur. İslam’ın arkasına saklanan etnik azınlıklar takiye ile bu gerçeği saklama peşindedirler. Sonuç: Türk Milleti’nin evlâtlarının vatan uğruna yaptıkları cansiparane mücadelesi ve kahramanlığıyla düşmanlar Çanakkale’yi geçememişlerdir. Savaş sonunda yenilsek bile, Çanakkale’de ortaya çıkan ruh ile Millî Mücadele ve bağımsızlığımız kazanılmış, millî devletimiz TÜRKİYE CUMHURİYETİ kurulmuştur. Bazılarını kızdıran, yalanlar üretmeye iten ana sebep budur! Zeki ÖNSÖZ Kimdir? 1945 Bayburt’ta doğdu. Ankara Atatürk Öğretmen Okulu’ndan sonra 1962’de Gazi Eğitim Enstitüsü Almanca bölümünde okudu. 1966 yılından itibaren Antakya, Rize, Kayseri liselerinde Almanca öğretmenliği yaptı. 1973 – 1974 yıllarında Ankara Orta Doğu Amme İdaresinde okuyup kamu yönetimi uzmanı oldu. 1976 yılına kadar Milli Eğitim Bakanlığında müşavir, 1977 – 1978’de Sttutgart Başkosolosluğu Eğitim Müşaviri olarak çalıştı. 1979 – 2004 Almanya – Neuss okullarında Türkçe dersleri verdi. 2005 yılından beri emekli. 2000 yılında Ankara’da Salih Elhan’dan ebru dersleri aldı. Katıldığı Sergiler 24.02.2002 - Stadtbibliothek Neuss 21.10.2002 - Wandehalle Bad Pyrmont 08.03.2003 - Stadtbibliothek Mönchengladbach-Rheydt 11.10.2007 - Bodrum Belediyesi Sanat Galerisi 22.05.2008 - Bodrum Kalesi Haluk Elbe Sanat Galerisi 18.07.2008 - Bayburt Kültür Merkezi
Mart/2015 | www.zekionsoz.com | Zeki ÖNSÖZ